Avrupa Birliği, EU Deforestation Regulation (EUDR – AB Ormansızlaşma Düzenlemesi) kapsamında ürün ve hammadde kapsamını genişletmeye devam ediyor. 2026 yılında yapılan güncellemelerle birlikte, kozmetik ve kişisel bakım sektöründe yaygın olarak kullanılan bazı palm yağı kaynaklı türevler de EUDR kapsamındaki ilgili ürünler arasına dahil edildi.
Yeni düzenleme; palm yağından üretilen belirli yağ alkolleri, yağ asitleri, gliserol türevleri, aminler ve sabunlar açısından tedarik zinciri izlenebilirliğini daha önemli hale getiriyor. Böylece EUDR’nin kozmetik sektöründeki etkisi yalnızca doğrudan palm oil kullanımının ötesine geçerek palm kaynaklı işlenmiş hammaddelere kadar genişliyor.
EUDR Nedir ve Neyi Amaçlıyor?
Regulation (EU) 2023/1115, diğer adıyla EUDR, AB pazarına sunulan veya AB’den ihraç edilen belirli ürünlerin ormansızlaşmaya veya orman bozulmasına katkıda bulunmamasını sağlamayı amaçlıyor.
Düzenleme yedi temel emtia grubunu kapsıyor:
-
- sığır,
-
- kakao,
-
- kahve,
-
- palm yağı,
-
- kauçuk,
-
- soya,
-
- ahşap.
Bunların yanı sıra Annex I kapsamında listelenen çeşitli türetilmiş ve işlenmiş ürünler de EUDR yükümlülüklerine tabi olabiliyor.
Şirketlerin yalnızca hammaddenin ticari adını bilmesi yeterli değil. Ürünün CN/HS kodu, kaynağı ve ilgili emtiadan üretilip üretilmediği de kapsam değerlendirmesinde önem taşıyor.
Kozmetik Sektörü EUDR’den Neden Etkileniyor?
Palm yağı ve palm çekirdeği yağı, kozmetik sektöründe kullanılan çok sayıda hammaddenin başlangıç maddesi olabiliyor.
Sabun, şampuan, krem, losyon, temizleyici, saç bakım ürünü ve diğer kişisel bakım formülasyonlarında kullanılan bazı fonksiyonel hammaddeler doğrudan veya dolaylı olarak palm kaynaklı olabiliyor.
Commission Delegated Regulation (EU) 2026/2102 ile EUDR’nin ürün kapsamı güncellendi ve palm kaynaklı çeşitli kimyasal türevler Annex I’e eklendi veya mevcut kapsamları daha açık hale getirildi.
Kozmetik Sektörü Açısından Öne Çıkan Palm Kaynaklı Hammaddeler
Yeni veya güncellenmiş kapsam özellikle şu ürün grupları açısından dikkat çekiyor:
Yağ Alkolleri (Fatty Alcohols)
Palm kaynaklı lauryl alcohol, cetyl alcohol ve stearyl alcohol gibi belirli yağ alkolleri kapsama dahil edilen ürünler arasında yer alıyor. Bu bileşenler kozmetik formülasyonlarda emülgatör, kıvam düzenleyici ve yumuşatıcı olarak yaygın şekilde kullanılabiliyor.
Yağ Asitleri (Fatty Acids)
Palm kaynaklı palmitik asit, stearik asit ve belirli diğer yağ asitleri ile bunların tuz ve esterleri EUDR Annex I kapsamında önem taşıyor. Ayrıca oleik, linoleik ve linolenik asitlerin palm kaynaklı belirli türevleri de güncellenen kapsama dahil ediliyor.
Gliserol / Glycerol
Palm kaynaklı belirli glycerol ürünleri ile crude glycerol, glycerol waters ve lyes da düzenleme kapsamında yer alabiliyor. Bu durum özellikle nemlendirici ve taşıyıcı olarak gliserin kullanan kozmetik formülasyonları açısından tedarik zinciri incelemesini önemli hale getiriyor.
Aminler ve İlgili Türevler
Palm yağından sentezlenen bazı acyclic monoamines, quaternary ammonium salts ve belirli amide türevleri de yeni ürün kapsamı içinde yer alıyor. Bu bileşenlerin bazıları yüzey aktif maddeler, saç bakım hammaddeleri ve çeşitli fonksiyonel kozmetik bileşenlerin üretiminde kullanılabiliyor.
Sabunlar (Soaps)
Palm yağı içeren veya palm yağından üretilen belirli katı ve diğer formdaki sabunlar da Annex I’e eklenen ürünler arasında bulunuyor.
Bu nedenle kozmetik firmalarının yalnızca ürün içerik listesine bakması değil, hammaddenin üretim kaynağını ve CN kodunu da değerlendirmesi gerekiyor.
Yeni Palm Türevleri İçin EUDR Ne Zaman Uygulanacak?
EUDR’nin genel uygulama takvimi ile 2026 yılında kapsama yeni eklenen ürünlerin uygulama tarihlerini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Genel EUDR uygulama tarihleri:
-
- Büyük ve orta ölçekli işletmeler: 30 Aralık 2026
-
- Mikro ve küçük işletmeler: 30 Haziran 2027
-
- Daha önce EU Timber Regulation kapsamında bulunan belirli küçük ve mikro işletmeler: 30 Aralık 2026
Ancak Avrupa Komisyonu, Delegated Regulation (EU) 2026/2102 ile yeni eklenen ürünler için 30 Aralık 2027 tarihine kadar ilave geçiş süresi tanıdı. Bu kapsamda belirli palm yağı türevleri, yağ alkolleri, aminler ve sabunlar gibi yeni ürünlerin önemli bir bölümü 30 Aralık 2027’den itibaren EUDR kapsamındaki yükümlülüklere tabi olacak.
Bu nedenle şirketlerin her hammadde için spesifik CN kodunu ve Annex I kapsamını ayrı ayrı kontrol etmesi kritik önem taşıyor.
EUDR Şirketlerden Ne Talep Ediyor?
EUDR kapsamındaki ilgili ürünleri AB pazarına arz eden veya AB’den ihraç eden operatörlerin, ürünlerin düzenlemenin temel şartlarını karşıladığını gösterebilmesi gerekiyor.
Buna göre ilgili ürünlerin:
-
- ormansızlaşmadan ari (deforestation-free) olması,
-
- üretildiği ülkedeki ilgili mevzuata uygun şekilde üretilmiş olması,
-
- gerekli due diligence / durum tespiti sürecinden geçirilmesi
gerekiyor.
Şirketlerin durum tespiti kapsamında tedarik zincirine ilişkin bilgi toplaması, risk değerlendirmesi yapması ve gerekli durumlarda risk azaltıcı önlemler uygulaması gerekiyor.
Due Diligence Statement (DDS) Nedir?
EUDR kapsamındaki en önemli yükümlülüklerden biri Due Diligence Statement (DDS – Durum Tespiti Beyanı).
Operatörlerin ilgili ürünleri AB pazarına sunmadan veya ihraç etmeden önce durum tespiti sürecini tamamlaması ve gerekli beyanı EUDR bilgi sistemi üzerinden sunması gerekiyor.
Bu nedenle kozmetik şirketleri açısından kritik konu yalnızca “bu hammadde palm kaynaklı mı?” sorusu değil.
Şirketlerin aynı zamanda:
-
- hammaddenin hangi ülkeden geldiğini,
-
- hangi tedarik zincirinden geçtiğini,
-
- hangi EUDR ürün koduna karşılık geldiğini,
-
- gerekli izlenebilirlik bilgilerinin mevcut olup olmadığını,
-
- tedarikçinin gerekli EUDR verilerini sağlayıp sağlayamadığını
değerlendirmesi gerekecek.
İzlenebilirlik Neden Kritik Hale Geliyor?
Kozmetik hammaddelerinde aynı INCI adı altında farklı kaynaklardan elde edilmiş ürünler bulunabiliyor.
Örneğin bir glycerin hammaddesi:
-
- palm yağından,
-
- başka bitkisel yağlardan,
-
- hayvansal kaynaklardan,
-
- sentetik kaynaklardan
elde edilmiş olabilir.
Dolayısıyla bir hammaddenin yalnızca “glycerin” veya “cetyl alcohol” olarak tanımlanması, EUDR kapsamına girip girmediğinin belirlenmesi için yeterli olmayabilir.
Bu nedenle firmaların tedarikçilerinden ham madde kaynağı, üretim yöntemi, CN/HS kodu ve palm origin bilgisi gibi daha ayrıntılı dokümantasyon talep etmesi gerekebilir.
Kozmetik Üreticileri ve Marka Sahipleri Ne Yapmalı?
Yeni düzenlemeler özellikle kozmetik üreticileri, marka sahipleri, ithalatçılar, distribütörler ve regulatory affairs ekipleri açısından erken hazırlığı önemli hale getiriyor.
Şirketlerin:
-
- ürün portföyündeki palm kaynaklı hammaddeleri belirlemesi,
-
- kullanılan hammaddelerin CN/HS kodlarını kontrol etmesi,
-
- Annex I kapsam değerlendirmesi yapması,
-
- tedarikçilerden hammaddenin botanical/source origin bilgisini istemesi,
-
- gerekli traceability belgelerini talep etmesi,
-
- EUDR uyumlu tedarikçi dokümantasyon süreçleri oluşturması,
-
- Due Diligence Statement gerekliliklerini değerlendirmesi,
-
- alternatif hammadde veya tedarikçi ihtiyaçlarını önceden analiz etmesi
önem taşıyor.
Özellikle çok sayıda palm türevi kullanan şirketlerin supplier mapping ve raw material mapping çalışmalarına erken başlaması, 2027 sonundaki yeni kapsam uygulaması öncesinde olası tedarik zinciri sorunlarının azaltılmasına yardımcı olabilir.
EUDR Kozmetik Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?
EUDR’nin kapsam genişlemesi, sürdürülebilirlik gerekliliklerinin kozmetik sektöründe artık yalnızca nihai ürün seviyesinde değil, ham madde ve upstream tedarik zinciri seviyesinde de yönetilmesi gerektiğini gösteriyor.
Palm kaynaklı yağ asitleri, yağ alkolleri, gliserol, amin türevleri veya sabun kullanan şirketlerin yalnızca formülasyon uyumluluğunu değil, hammaddenin kaynağını ve tedarik zinciri izlenebilirliğini de değerlendirmesi gerekebilir.