Genel Kozmetik

Kozmetiklerde PFAS Kısıtlamaları Küresel Olarak Hız Kazanıyor

Laboratory technician transferring liquid sample into a test tube using a pipette.

Kozmetik sektörü, “sonsuz kimyasallar” olarak bilinen perfloroalkil ve polifloroalkil maddelerin (PFAS) kullanımı konusunda giderek artan düzenleyici baskılarla karşı karşıya. Bu maddelerin çevrede kalıcılığı ve potansiyel sağlık etkilerine ilişkin endişeler nedeniyle, dünya genelinde yetkili otoriteler kozmetik ürünlerde PFAS kullanımını sınırlamaya yönelik daha sıkı önlemler almaktadır.

PFAS, suya dayanıklılık, kalıcılık ve ürün dokusunu iyileştirmek amacıyla kozmetik formülasyonlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Suya dayanıklı maskara, uzun süre kalıcı fondöten, eyeliner ve dudak ürünleri gibi birçok üründe bulunabilmektedir. Ancak artan bilimsel bulgular ve düzenleyici kaygılar, bu maddelerin kademeli olarak ürünlerden çıkarılmasını hızlandırmaktadır.

Fransa, 1 Ocak 2026 itibarıyla PFAS içeren kozmetiklerin üretimini, ithalatını, satışını ve dağıtımını yasaklayarak bu alanda en kapsamlı düzenlemelerden birini hayata geçirecektir. Avrupa Birliği düzeyinde ise PFAS kısıtlamaları REACH mevzuatı kapsamında değerlendirilmeye devam etmektedir.

Avrupa dışında da benzer adımlar atılmaktadır. Yeni Zelanda PFAS içeren kozmetik ürünlere yasak getirirken, ABD’de bazı eyaletler de benzer düzenlemeleri uygulamaya koymuş veya teklif etmiştir. Bu gelişmeler, PFAS’ın küresel ölçekte daha sıkı şekilde kontrol edileceğine yönelik genel eğilimi göstermektedir.

Düzenlemelerin gelişmeye devam etmesiyle birlikte kozmetik üreticilerinin formülasyonlarını gözden geçirmesi, tedarik zinciri kontrollerini güçlendirmesi ve daha güvenli alternatifler geliştirmesi beklenmektedir. Uzmanlar, PFAS’tan uzaklaşma sürecini sektör için önemli bir uyum ve sürdürülebilirlik önceliği olarak değerlendirmektedir.