Avrupa Komisyonu, güneş koruma faktörü (SPF) testlerinde laboratuvar tabanlı (in vitro) yöntemlerin güvenilir ve etik bir alternatif olduğunu ortaya koyan değerlendirme sonuçlarını paylaştı. Komisyon, yeni nesil in vitro SPF testlerinin, geleneksel in vivo (insan gönüllüler üzerinde gerçekleştirilen) testlerle yüksek düzeyde uyum sağladığını belirterek, güneş koruyucu ürünlerin etkinliğinin doğrulanmasında bu yöntemlerin daha yaygın kullanılmasını destekliyor.
Bu gelişme, kozmetik sektöründe etik test uygulamalarının yaygınlaşması ve ISO 23675 SPF test standardının benimsenmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
JACOP Projesi Kapsamında 74 Güneş Koruyucu Test Edildi
Değerlendirme, Avrupa Komisyonu tarafından 2025 yılında başlatılan Joint Actions on Compliance of Products (JACOP) girişimi kapsamında gerçekleştirildi.
Proje çerçevesinde;
- 11 Avrupa ülkesindeki piyasa gözetim otoriteleri,
- Perakende mağazaları ve çevrim içi satış kanallarından seçilen
- 74 güneş koruyucu ürün ve SPF içeren gündüz kremini
laboratuvar ortamında test etti.
Çalışmada ürünlerin SPF ve UVA koruma performansı, laboratuvar tabanlı in vitro yöntemlerle analiz edilerek geleneksel insan gönüllüleri üzerinde gerçekleştirilen test sonuçlarıyla karşılaştırıldı.
İn Vitro SPF Testleri Güvenilir Sonuçlar Veriyor
Araştırma sonuçları, in vitro SPF test yöntemleri ile mevcut in vivo testler arasında güçlü bir korelasyon bulunduğunu ortaya koydu.
Avrupa Komisyonu, bu bulguların laboratuvar tabanlı yöntemin SPF iddialarının doğrulanmasında güvenilir bir araç olarak kullanılabileceğini desteklediğini açıkladı.
Bunun yanında yeni yaklaşımın;
- İnsan gönüllülerin UV ışınlarına maruz bırakılmasını önlemesi,
- Güneş yanığı oluşturma gerekliliğini ortadan kaldırması,
- Daha etik test uygulamalarını teşvik etmesi
bakımından önemli avantajlar sunduğu vurgulandı.
Avrupa Komisyonu Üreticilere Alternatif Test Yöntemlerini Tavsiye Ediyor
Komisyon, test edilen ürünlerin mevzuata uygunluk sonuçlarını henüz yayımlamasa da kozmetik üreticilerini, bilimsel olarak uygun olduğu durumlarda insan sağlığı açısından risk oluşturmayan doğrulama yöntemlerini tercih etmeye çağırıyor.
Bu kapsamda SPF ve UVA koruma iddialarının desteklenmesinde mümkün olduğunca in vitro laboratuvar testlerinin kullanılması öneriliyor.
ISO 23675 Standardının Benimsenmesi Hızlanabilir
Söz konusu gelişmenin, 2024 yılında yayımlanan ISO 23675 In Vitro SPF Test Standardının sektör genelinde benimsenmesini hızlandırması bekleniyor.
Her ne kadar bazı pazarlarda klasik in vivo test yöntemleri kullanılmaya devam etse de Avrupa’da alternatif test yöntemlerinin kabulü giderek artıyor. Bu durumun gelecekte güneş koruyucu ürünlerin etkinlik değerlendirmesinde laboratuvar tabanlı yöntemlerin daha yaygın kullanılmasının önünü açacağı değerlendiriliyor.
Kozmetik Üreticileri İçin Ne Anlama Geliyor?
İn vitro SPF testlerinin yaygınlaşması kozmetik üreticilerine;
- Daha hızlı ürün geliştirme süreçleri,
- Daha düşük test maliyetleri,
- Etik test uygulamalarının yaygınlaşması,
- Bilimsel olarak güçlü SPF iddiaları oluşturulması,
- Gelecekteki düzenleyici beklentilere daha kolay uyum
gibi önemli avantajlar sağlayabilir.
Bu gelişme, Avrupa Birliği’nin kozmetik ürünlerde güvenlik ve etkinlik değerlendirmelerinde daha modern, etik ve bilimsel doğrulama yöntemlerine geçişini destekleyen önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.