Avrupa Komisyonu Tüketici Güvenliği Bilimsel Komitesi (SCCS), kozmetik ürünlerde kullanılan doğal kompleks maddelerin bileşiminde bulunabilen Cuminaldehyde ve p-Cymene için bilimsel güvenlilik değerlendirmesi başlattı.
Her iki maddeye ilişkin görevlendirmeler 29 Temmuz 2026 tarihinde yazılı prosedürle onaylandı. SCCS’nin bilimsel görüşlerini dokuz ay içerisinde tamamlaması bekleniyor.
Değerlendirmeler, maddelerin kozmetik formüllere bağımsız bileşenler olarak eklenmesinden ziyade uçucu yağlar ve bitkisel ekstraktlar gibi doğal kompleks maddelerde doğal olarak bulunan seviyelerine odaklanıyor.
Cuminaldehyde Nedir?
Cuminaldehyde, CAS No. 122-03-2, başta kimyon yağı olmak üzere çeşitli uçucu yağlarda doğal olarak bulunan aromatik bir aldehittir.
Kozmetik ürünlerde çoğunlukla aşağıdaki işlevlerle ilişkilendirilmektedir:
- Koku verici
- Parfüm bileşeni
- Cilt kondisyoneri
Cuminaldehyde hâlihazırda (EC) No 1223/2009 sayılı AB Kozmetik Ürünler Tüzüğü kapsamında özel bir kısıtlamaya tabi değildir.
Ancak Avrupa Kimyasallar Ajansı Risk Değerlendirme Komitesi, ECHA RAC, madde için Üreme Toksisitesi Kategori 1B, Repr. 1B, H360FD sınıflandırmasını önermiştir.
Bu sınıflandırmanın CLP Tüzüğü Ek VI kapsamında uyumlaştırılması halinde Cuminaldehyde’in kozmetik ürünlerdeki kullanımı, AB Kozmetik Tüzüğü’nün CMR maddelere ilişkin 15. maddesi kapsamında etkilenebilir.
SCCS, Cuminaldehyde İçin Neleri İnceleyecek?
Kozmetik sektörü tarafından SCCS’ye sunulan güvenlilik dosyası, Cuminaldehyde’in bağımsız bir kozmetik bileşeni olarak kullanımını savunmak yerine doğal kompleks maddelerde doğal olarak bulunduğu seviyelere odaklanıyor.
SCCS’den aşağıdaki konuları değerlendirmesi istendi:
- Cuminaldehyde’in bildirilen kullanım ve maruziyet seviyelerinde güvenli olup olmadığı
- Doğal kompleks maddelerin bileşeni olarak kullanımına güvenli bir maksimum konsantrasyon belirlenip belirlenemeyeceği
- Maddenin kozmetik ürünlerde kullanımına ilişkin başka bilimsel endişelerin bulunup bulunmadığı
Değerlendirme sonucunda SCCS’nin güvenli bir kullanım seviyesi belirlemesi veya mevcut verilerin güvenlilik değerlendirmesi için yeterli olmadığı sonucuna ulaşması mümkündür.
p-Cymene Nedir?
p-Cymene, CAS No. 99-87-6, birçok uçucu yağda ve bitkisel ekstraktta doğal olarak bulunan bir monoterpen hidrokarbondur.
Madde özellikle aşağıdaki doğal kaynakların bileşiminde bulunabilir:
- Kekik yağı
- Oregano yağı
- Kimyon yağı
- Çeşitli aromatik bitki ekstraktları
Kozmetik ürünlerde p-Cymene çoğunlukla koku verici ve cilt kondisyoneri işlevleriyle ilişkilendirilmektedir.
p-Cymene de mevcut durumda AB Kozmetik Ürünler Tüzüğü kapsamında özel olarak kısıtlanmış bir madde değildir. Bununla birlikte ECHA RAC, madde için Üreme Toksisitesi Kategori 1B, Repr. 1B, H360FD sınıflandırmasını önermiştir.
SCCS, p-Cymene İçin Neleri Değerlendirecek?
Sektör tarafından sunulan dosya, p-Cymene’in bağımsız bir bileşen olarak kasıtlı kullanımından çok, doğal kompleks maddelerin içinde doğal olarak bulunan seviyelerine odaklanmaktadır.
SCCS’den şu sorulara yanıt vermesi bekleniyor:
- p-Cymene’in bildirilen maruziyet seviyelerinde güvenli olup olmadığı
- Güvenli kullanım için maksimum bir konsantrasyon belirlenip belirlenemeyeceği
- Kozmetik ürünlerdeki kullanımına ilişkin ilave bilimsel endişelerin bulunup bulunmadığı
Değerlendirmede tüketici maruziyeti, ürün kategorileri, maddenin toksikolojik profili ve mevcut güvenlilik verilerinin yeterliliği dikkate alınacaktır.
CMR Sınıflandırması Kozmetik Ürünleri Nasıl Etkileyebilir?
AB Kozmetik Ürünler Tüzüğü’nün 15. maddesi kapsamında kanserojen, mutajenik veya üreme için toksik olarak sınıflandırılan maddelerin kozmetik ürünlerde kullanımı genel olarak yasaktır.
Kategori 1A veya 1B olarak sınıflandırılan bir CMR maddenin kullanımının sürdürülebilmesi için mevzuatta belirtilen istisna koşullarının karşılanması gerekir.
Bu süreçte genel olarak aşağıdaki hususlar değerlendirilir:
- Daha güvenli bir alternatif maddenin bulunup bulunmadığı
- Kullanımın belirli bir ürün kategorisi bakımından gerekli olup olmadığı
- Tüketici maruziyetinin açık biçimde tanımlanması
- SCCS’nin maddenin belirli kullanım koşullarında güvenli olduğuna ilişkin görüş vermesi
SCCS’nin olumlu görüş vermesi, otomatik olarak mevzuat istisnası sağlandığı anlamına gelmez. Nihai düzenleyici karar Avrupa Komisyonu ve ilgili AB mevzuat süreci kapsamında alınır.
Doğal Kompleks Maddeler Neden Önemli?
Cuminaldehyde ve p-Cymene birçok uçucu yağda doğal olarak bulunabildiği için olası bir düzenleyici değişiklik yalnızca maddeleri doğrudan formüle ekleyen ürünleri etkilemeyebilir.
Aşağıdaki hammaddeleri kullanan kozmetik ürünler de değerlendirmeden etkilenebilir:
- Uçucu yağlar
- Parfüm karışımları
- Bitkisel ekstraktlar
- Aromatik doğal ham maddeler
- Doğal kompleks maddeler
Bir maddenin doğal bir ham maddede bulunması, düzenleyici gerekliliklerden otomatik olarak muaf olduğu anlamına gelmez. Maddenin konsantrasyonu, kullanım amacı, ürün kategorisi ve toplam tüketici maruziyeti ayrıca değerlendirilmelidir.
Kozmetik Firmaları Hangi Hazırlıkları Yapmalı?
Cuminaldehyde veya p-Cymene içerebilecek doğal ham maddeler kullanan firmaların SCCS değerlendirmesi tamamlanmadan önce ürün portföylerini incelemeye başlaması önerilmektedir.
Firmalar aşağıdaki çalışmaları gerçekleştirebilir:
- Uçucu yağ ve bitkisel ekstrakt içeren ürünlerin belirlenmesi
- Hammadde bileşimlerinin Cuminaldehyde ve p-Cymene açısından incelenmesi
- Tedarikçilerden güncel spesifikasyon ve analiz belgelerinin talep edilmesi
- Bitmiş üründeki tahmini madde konsantrasyonlarının hesaplanması
- Kozmetik Ürün Güvenlilik Raporlarının gözden geçirilmesi
- Alternatif ham madde ve formülasyon seçeneklerinin değerlendirilmesi
- SCCS’nin ön ve nihai görüşlerinin takip edilmesi
- CLP sınıflandırma sürecindeki gelişmelerin izlenmesi
SCCS Görüşleri Kozmetik Sektörü İçin Ne Anlama Gelecek?
SCCS’nin Cuminaldehyde ve p-Cymene için hazırlayacağı bilimsel görüşler, bu maddelerin doğal kompleks maddelerin bileşeni olarak kozmetik ürünlerde kullanılmaya devam edip edemeyeceği açısından önemli olacaktır.
Komite güvenli maksimum konsantrasyonlar belirleyebilir, belirli kullanım koşullarına yönelik sınırlamalar önerebilir veya mevcut verilerin güvenli kullanımı desteklemek için yetersiz olduğu sonucuna ulaşabilir.
Bu nedenle özellikle doğal içerikli, bitkisel ve uçucu yağ bazlı kozmetik ürünler geliştiren firmaların bilimsel değerlendirme sürecini ve sonrasında oluşabilecek AB mevzuat değişikliklerini yakından takip etmesi gerekmektedir.