Avrupa’da ve dünya genelinde kozmetik ve kimyasal ürünleri ilgilendiren birçok önemli düzenleyici gelişme kamuoyuyla paylaşıldı.
Bu gelişmeler, özellikle içerik güvenliği, etiketleme, sürdürülebilirlik ve idari yüklerin azaltılması konularında sektöre yön veriyor.
Avrupa Birliği’ndeki gelişmeler
Kimyasallara ilişkin mevzuatın sadeleştirilmesi, Avrupa Birliği Konseyi tarafından Omnibus VI paketi kapsamında amaçlandı.
Komisyon’un ilk önerisinden önemli ölçüde farklılaşan bu yaklaşım, sektör temsilcileri tarafından eleştirildi.
Özellikle idari süreçlerin sadeleştirilmesine ilişkin çekinceler öne çıkarıldı.
BHT ve “yeni koku alerjenleri” ile ilgili iki düzenlemede teknik düzeltmeler Avrupa Komisyonu tarafından yayımlandı.
Bu değişiklikler esas olarak INCI isimlendirmelerine yönelik yapıldı.
İçerik güvenliği ve bilimsel değerlendirmeler
Çeşitli kozmetik içerikleri için yeni değerlendirme talepleri ve bilimsel görüşler Avrupa Bilimsel Tüketici Güvenliği Komitesi (SCCS) tarafından yayımlandı.
Bunlar arasında Tea Tree Oil (Çay Ağacı Yağı), Cannabidiol (CBD), BHA, Thiomersal ve Phenylmercury tuzları gibi sektör açısından kritik maddeler yer aldı.
Sodium Fluoride için Fransa tarafından sunulan uyumlu sınıflandırma ve etiketleme (CLH) önerisi kapsamında bir istişare süreci ECHA tarafından başlatıldı.
Değerlendirme, maddenin üreme toksisitesi ve endokrin bozucu özelliklerine odaklandı.
Ülke bazlı düzenlemeler
- Fransa, 400 m²’den büyük mağazalarda ambalajsız (bulk) ürün satışına ayrılacak alanların hesaplanmasına ilişkin yeni bir kararname yayımladı.
- Büyük Britanya, belirli UV filtreleri ve CMR sınıfındaki maddelere yönelik yasak ve kısıtlamalara ilişkin düzenleme çalışmalarını sürdürdü ve bazı içerikler için bilimsel görüşler yayımlandı.
- Tayvan, kozmetik ürünlerde kısıtlı içerikler listesinde yapılacak değişiklikleri teyit etti ve yürürlük tarihlerini netleştirdi.
- And Topluluğu (Bolivya, Kolombiya, Ekvador ve Peru), kozmetik ürünlerin etiketlenmesine ilişkin kurallarda değişikliğe gidildi.
- Kanada, Kozmetik İçerik Hotlist’inde yeni kısıtlamalar ve yasaklar öngören bir danışma süreci başlattı.
Bu gelişmeler, kozmetik ve kimyasal ürünlere yönelik düzenleyici çerçevenin hem Avrupa’da hem de küresel ölçekte daha sıkı, daha şeffaf ve sürdürülebilirlik odaklı bir yapıya doğru evrildiğini göstermektedir.